MİLLETVEKİLİMİZ, DARBE GİRİŞİMİ İLE İLGİLİ TBMM ‘DE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

  • 10 Ağustos 2016 Çarşamba - TBMM FAALİYETLERİ -

Sayın Milletvekilimizin Basın Açıklaması

Değerli Basın Mensupları

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi TSK içerisine yuvalanmış asker kıyafetli bir kısım FETÖ'cü terör örgütü mensuplarınca, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde eşine rastlanmayan hain bir darbe girişimine teşebbüs edilmiş ve neticesinde polis, asker, sivil toplam 240 şehidimiz ile 1535 yaralananımız olmuştur.

Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün altını çizerek,  "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyerek vurgulamış olduğu Milletin iradesinin tecelligahı olan TBMM'nin bir üyesi olarak ben bugün sizlerle darbe girişiminin üzerinden geçen 25 günlük sürede aziz Milletimizin duruşundan ve sözde demokratik değerlere bağlılığını her fırsatta gündeme getiren Avrupa ülkeleri ile Amerika ve benzer davranışları sergileyen diğer ülkelerin iki yüzlülüğünden, takındıkları çifte standarttan bahsetmek istiyorum.

15 Temmuz darbe gecesi bu olayı sıcağı sıcağına yaşayanlardanım. Grup yönetimimizce yapılan TBMM de toplanalım çağrısı üzerine gece 02.00 civarı Dikmen kapısından TBMM ye yanımda personelim ile giriş yapmaya çalıştım. Ancak kapının ağır vasıta araçlarla bloke edildiğini görünce yayan içeriye girmeye çalışırken kulakları sağır edercesine alçaktan alçak uçuş yapan ve kulakları sağır eden bir sesle Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait bir savaş uçağı meclisimize bomba attı, bunun şaşkınlığını yaşarken üzerimize gelen bir helikopterden tarandık. Yaralanıp yere düşerek bağrışanların sesleri hala kulaklarımızda. Personelim Hanifi Temurtaş o günden bu yana işitme kaybı yaşıyor. Bende bu esnada karga tulumba arabama taşınan bir yaralıyı Dikmen tarafında bir hastaneye yetiştirdim. İşte o karanlık ihanet gecesinde asli görevi Vatanı ve Milleti dış tehlikelerden korumak olan TSK içine sızan bir kısım teröristler, Milleti korumak yerine ellerindeki tankların, silahların namlularını hiçbir suçu olmayan ve Milli iradesine sahip çıkmak için sokaklara çıkan Millete çevirerek onları alçakça şehit ettiler. Gölbaşındaki Polis Özel Harekat merkezini, Yenimahalle'de MİT yerleşkesini, Milletin İradesinin sembolü olan TBMM'yi, İl Emniyet Müdürlüğünü ve nihayetinde Devletin başı olan Sn Cumhurbaşkanımızın Cumhurbaşkanlığı Külliyesini bombaladılar. 15 temmuz gecesi tarihe darbeci teröristler ve onların destekçileri adına kara bir leke olarak düşerken; hürriyetine, vatanına, Milletine, Milli iradesine sevdalı Türk Milleti açısından da destansı kahramanlıklarla dolu dünyanın gıpta ettiği bir kahramanlık gecesine dönüştü. Sn Cumhurbaşkanımızın alanları, meydanları doldurarak demokrasinize ve milli iradenize sahip çıkın mesajını alan silahsız halk, silahlı darbecilerin karşısına iman dolu göğüslerini siper ederek ölüm pahasına bu hainlere fırsat vermediler ve şehit olarak ölümü ölümsüzleştiren birer kahraman oldular.

İşte büyük bir imanla tankın önüne yatan

Din, Vatan, Bayrak için kalpleri bir atan

Ben ölsemde tek bağımsız kalsın vatan

diyen tüm şehitlerimize selam olsun. Demokrasi ve Milli iradesine sahip çıkma adına darbecilere engel olmaya çalışırken yaralanan tüm gazilerimize selam olsun. Bu asil Milletin fertlerinin 15 temmuzun karanlık gecesine meşale oluşunu, hain darbecilere karşı asil duruşunu buradan saygıyla selamlıyorum. Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanımız Sn Binali Yıldırım'ın o kritik süreçte kararlı bir şekilde görevlerinin başında olarak verdiği mesajlar Türk Milletini daha da cesaretlendirmiştir. TBMM'de Milletin iradesini kutsal bir emanet olarak üzerinde taşıyan ve darbeye karşı bir bütünlük içerisinde kahramanca ortak bir duruş sergileyen başta TBMM başkanı Sn İsmail Kahraman'ın o gece Meclisteki gayretleri, Ak Parti, CHP ve MHP nin grup başkanvekilleri ve Milletvekilleri ile Mecliste darbecilere karşı ortak Milli iradeye sahip çıkışları siyaseten farklı düşünsekte konu Türkiye olunca hepimiz biriz ve beraberiz görüntüsü, dünyaya önemli bir mesaj olarak verilmiştir.

Değerli basın mensupları, her şerde bir hayır vardır denilir. Bu hain darbe gecesi Millet olarak bizleri birleştirdi ve kenetlenmemize sebep oldu. Bir çok güzelliği bir arada yaşadık. 7 ağustos Pazar günü Sn Cumhurbaşkanımızın, Meclis Başkanımızın, Başbakanımızın, CHP nin ve MHP nin Sn Genel Başkanlarının da katılımıyla İstanbul Yenikapı'da 5 milyonun üzerinde kişinin katıldığı tarihi mitingde rüyaların şehri İstanbul bir başka muhteşem oldu. Orta 3. sınıf öğrencisi olarak idrak ettiğim ve tüylerimizin diken diken olduğu 1974 Kıbrıs harbindeki, bu asil Milletin birlik olma duygusunu uzun bir aradan sonra aynı şekilde bir kez daha müşahede ettik. Hem Millet olarak hem de Milleti temsil eden siyasiler olarak bize düşen görev bundan sonra bu birliği ve beraberliği devam ettirmek ve beraberliğimize gölge düşürecek davranışlardan kaçınmaktır.

Ben bu arada esas basın toplantısı yapmamdaki ana konuya gelmek istiyorum. Bu hain ve kanlı darbe girişimi karşısında batının çirkin yüzünü ve ikiyüzlülüğünü haykırmak istiyorum. Ey demokrasi havariliği yapan batı, nerede sizin insan hakları savunuculuğunuz? Nerede sizin demokratik değerlere saygınız? Milletin %52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Sn Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmek için, Milletin %50 oyunu alıp iktidara gelen mevcut hükümeti düşürmek için plan yapıp 15 temmuz gecesini kana bulayanlara karşı söyleyecek söz mü bulamadınız?

240 masum insanın katledilişinden 1500 ün üzerinde insanın yaralanışından hiç mi vicdan azabı duymadınız ? Bu çifte standartınız nereye kadar sürecek? Bu insanların hukukundan bahsetmek yerine yakalanan darbeci hainleri neden bu kadar kaygı ediyorsunuz? Biz T.C Devleti olarak kendimizi,  gerek NATO'da gerek BM'de gerek AKPM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda müttefikiniz sanıyorduk, T.C. Devleti yerine yoksa bu darbeci hainler mi sizin müttefikinizdi?

Ey AİHM'nin, AKPM'nin ve Avrupa Parlamentosunun bulunduğu demokrasi beşiği sayılan Fransa, Ey İngiltere, Belçika, İsviçre, Hollanda, Almanya ve diğerleri. Siz demokratik bir ülke olan Türkiye'de demokrasi ile ülkenin yönetimine gelen hükümete ve masum halka karşı yapılan bu hain ve kanlı saldırıyı duyar duymaz hemen yüksek bir sesle tel'in ederek demokrasiye sahip çıktınız da biz mi duymadık?

Tarihi ve hukuki bir delil olmadan 02.06.2016 tarihinde Almanya'da "Ermeni Soykırımı Tasarısı"nı kabul eden ey Almanya! Kendi tarihindeki soykırıma bakmazken bugün demokrasi ve insan hakları savunuculuğu rolüne girmeniz hiçte samimi gelmiyor.

1.5 milyonun üzerinde Türk'ün yaşadığı Almanya'da 31.07.2016 günü Köln şehrinde yapılan "Darbeye karşı Demokrasi" mitinginde T.C. Devleti Cumhurbaşkanı Sn R.Tayyip Erdoğan'ın video konferansla Türk vatandaşlarına selam verip konuşmasına bile tahammül edemediniz ve yasakladınız. Evet, darbe girişiminden sonra Batı, Türkiye'yi yalnız bıraktı ve görevden alınan asker ile sivillerin, yani darbeye karışan suçluların derdine düştü. Ama tarih bu iki yüzlülüğü kayıt altına almıştır. Almanya'nın bu dostane tutum yerine hasmane davranışını terketmemesi durumunda da başta kullandığım Mercedes marka araç olmak üzere Alman ürünlerini protesto edip kullanmamayı düşünüyorum.

Aynı zamanda AKPM üyesi olarak bende Milletimin hukukunu ve batının ikiyüzlülüğünü hem 18-19 eylül 2016 da Ukrayna'nın Kiev şehrinde yapılacak olan Kültür Bilim Eğitim ve Medya komisyonunda, hem de 10-14 Ekim tarihleri arasında Fransa'nın Strazburg şehrinde yapılacak olan AKPM Genel Kurul toplantısında gündeme taşıyacağım.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dostluğundan huzur duysunlar ama hasımlığından da korksunlar.

Bu darbe girişimi karşısında batıyı takındığı ikiyüzlü tutumdan dolayı kınıyorum. Milli Şaiirimiz M.Akif Ersoy'un ifadesi ile de

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere! 
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere! 

Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayasız yüzüne! 
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne! 

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün: 
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

dediği gibi darbecilerin ve destekçilerinin yüzüne tükürüyorum.

 

Milletimize kenetlendiği için, siz kıymetli basın mensuplarına ilkeli yayınınız için teşekkür ediyorum.

Şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum.

Devletimiz varolsun

Milletimiz sağolsun

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet

Cennetten bir bağ olsun.

Yorumlar

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum ekleyen siz olun

Yorum Yaz