MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONUNDA TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İLE İLGİLİ KONUŞMA YAPTI

  • 16 Haziran 2016 Perşembe - TBMM FAALİYETLERİ -

Osmaniye AK Parti Milletvekilimiz Dr. Suat ÖNAL, 10 Haziran 2016 da yapılan Milli Savunma Komisyonunun toplantısında  , Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ilgili yaptığı konuşma metni;

BAŞKAN - Buyurun Suat Bey,

SUAT ÖNAL (Osmaniye) - Sayın Başkanım, Sayın Bakanım, çok değerli Komisyon üyesi arkadaşlarım, değerli bürokratlar; öncelikle hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Evet, bugün Millî Savunma Komisyonumuzda Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı görüşüyoruz. Kanun tasarısının geneli üzerinde görüşmelerimizi yaparken, öncelikle, kanun tasarısına baktığımızda, Personel Kanunu'ndaki birtakım ihtiyaçlara yönelik düzenlemeler ve onun ötesinde de Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin terörle mücadelede kolluk güçlerine destek olacak şekilde kullanılmasının usul ve esasları düzenlenmiş oluyor. "Terörle mücadele" deyince, teröre maruz kalan birçok ülkede bu tür düzenlemelerin yapıldığını zaten görüyoruz çünkü kamu düzeni ve kamu güvenliği olmayan hiçbir yerde, hiçbir ülkede insan haklarının da gerçekleşmeyeceği, dolayısıyla diğer ekonomik düzenlemeler, çalışmaların da çok fazla bir anlam ifade etmeyeceği gerçektir. Şimdi, ben, öncelikle bu kanuna muhalefet eden veya olumsuz görüş beyan eden arkadaşlara, basına, hülasa tüm kamuoyuna şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim: Biz bir yerde hukukun beşiği olarak nitelendirilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Avrupa Parlamentosunun, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin konuşlandırıldığı Fransa'da bizzat kendi gözlemlerimizle gördüğümüz hususları şöyle bir arkadaşlarla paylaşacak olursak; Fransa yakın tarihte ne tür bir terör tehdidiyle karşı karşıya kaldı? Fransa 7 Ocak 2015'te Charlie Hebdo saldırısı olarak bilinen saldırıda 11 ölü verdi, 11 insan canını yitirdi. 13 Kasım 2015'te Paris'te yapılan terör saldırılarında da Paris'in 1'inci, 10'uncu ve 11'inci bölgeleri ile Fransa Stadı'nda silahlı ve bombalı saldırılarda 132 kişiyi kaybetti. Bunu Türkiye'deki terör olaylarıyla mukayese ettiğimizde, sadece Ankara'da, İstanbul'da, Suruç'ta ve ülkenin diğer şehirlerinde terör saldırılarında hayat ını kaybeden, bombalı saldırılarda hayatını kaybeden, şehit olan askerlerimiz, polislerimiz ve bunların yanında sivil vatandaşlarımızın sayısını dikkate aldığımızda bu sayıların çok daha fazla olduğu, dolayısıyla Türkiye'nin çok daha ciddi bir terör saldırısı tehdidi altında bulunduğunu görüyoruz. Bakın, Filiz Hanım da HDP milletvekili olarak Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin Türk Delegasyonu içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla yılda 4 kez yapılan Genel Kurul toplantılarında ve 4 kez yapılan Komisyon toplantılarında, ayrıca yapılan Komisyon toplantılarında Fransa'ya gidiyor. Ben size daha geçen hafta Fransa'da katılmış olduğum Komisyon toplantısında gördüğüm, gözlemlediğim basit bir hadiseyi göstermek istiyorum; şu resim Eyfel Kulesi'nin önünde uzun namlulu silahlarla dolaşan komando askerlerini gösteriyor. Yani demin de vurguladığım gibi, hukukun beşiği sayılan Fransa'da bu şekilde askerî güçler ülkenin kamu düzenini ve güvenliğini sağlamak için görev alırken hiçbir kimse tarafından eleştirilmiyor. Neden? Yapılan birtakım terörist saldırılara karşı önlem. Biz havaalanına indiğimizde Fransa'da havaalanında karşılaşıyoruz. Polis demiyorum bakın, uzun namlulu silahlarla komando askerleri... Kimse de yadırgamıyor bunları. Yasalara uyan, devletine bağlı insanlar devletinin kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlamak amacıyla görev yapan ne askere ne polise zaten yan gözle bakmıyor. İnsan hakları ise, insan hakları noktasında tabii ki, insan haklarının hep beraber savunucusuyuz, yanındayız. Bakın, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bu, özellikle 13 Kasımda Paris'teki terör saldırısından sonra orduyu göreve davet etti, olağanüstü hâl ilan edildiğini beyan etti ve tüm sınırları yıllardan sonra kapattılar, en son Cezayir'deki olaylardan sonra kapanmıştı ve sınırla rı kapattılar. Eyfel Kulesi, Şanzelize ve birçok yerde bu şekilde komando askerlerinin gezdiğini hep görüyoruz, hatta daha ötesini söyleyeyim; Fransa'da şüpheli durumlarda asker, polis ve jandarmaya Devlet Başkanı tarafından vur emri verildi şüpheli kişilere. Biz Türkiye'de tüm hukuki şartlarda terörle mücadele yapıyoruz. Bugün sabah haberlere baktığımızda, Van'da tespit edilen, teröristlerin kaldığı bir hücre evine yapılan operasyonda bile silah sıkılmıyor, önce teslim olun çağrısı yapılıyor. Teslim olun çağrısına içeriden teröristler tarafından silahla, mermiyle karşılık verildikten sonra müdahale ediliyor. Yani hâlâ günümüzde bile bu kadar karşıda kendisine silah çekeceğini, canına kastedeceğini bile bile asker, polis önce teslim ol diyor, hukuku önce sa vunuyor. Hâl böyle iken, bu yasal düzenlemede Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin terörle mücadelede kolluk güçlerine destek olacak şekilde kullanılmasının usul ve esaslarını düzenleyen bu kanun tasarısında her şey özellikle insan hakları çerçevesinde de dikkate alınarak yapılıyor. Demin, yine bir konuşmacı arkadaşımız Türk Silahlı Kuvvetlerine bir vesayet verildiğinden bahsetti. Oysa Türk Silahlı Kuvvetlerinin burada terörle mücadelede kolluk güçlerine destek olması hususu da Bakanlar Kuruluna verilen b ir yetki. Dolayısıyla Bakanlar Kurulu demokratik bir cumhuriyetteki, milletin yetkiyle vermiş olduğu devleti yöneten kuruluştur. Yani kimse bunu Silahlı Kuvvetlere, askeriyeye doğrudan verilmiş bir yetki olarak göremez, görmemelidir de. Ben bu nedenle bu yasal düzenlemelerin gayet yerinde olduğunu ifade ediyorum. Ayrıca da tabii ki en fazla şehit veren illerden birinin milletvekiliyim, Osmaniye Milletvekiliyim. Dün de bir şehidimiz vardı. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin, gazilerimize ve yaralılarımıza da şifalar ihsan eylesin. Onları bu vesileyle buradan tekrar şükran ve minnetle anıyoruz. Ben burada da bu mücadeleyi yapan bu kahraman Mehmetçiklerimizin, polislerimizin ve diğer güvenlik personelimizin motivasyonlarının bozulmaması anlamında da terörle mücadeleyle görev yaptıkları süreç içerisinde kendilerini bu verilen görevlerden dolayı herhangi bir şekilde yarın bir gün yargı önünde bulmaları noktasında devletin burada kendilerini bir güvence altına aldığını ve dolayısıyla tazminat noktasında muhata bın devletin olmasının da doğru bir düzenleme olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu duygularla da hepinize teşekkür ediyorum

Yorumlar

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum ekleyen siz olun

Yorum Yaz